Iq Testleri Neyi Ölçer?

Geçmişten günümüze IQ testleri ve IQ testlerinin neyi ölçtüğü hep tartışılagelmiştir. Bu yazıda Psikolog W. Joe Snider ile iq testleri konusunu görüştük.

Röportajı Yapan: Scott Barry Kaufman

PSİKOLOG W.JOE SCHNEİDER İLE RÖPORTAJ

W.Joel Schneider İllinois Devlet Üniversitesinde hem klinik-danışmanlık programında hem de sayısal psikoloji programında çalışan bir psikologdur. Ayrıca öğrenci ve toplumdan yetişkinlerin kendi bilişsel ve akademik yönden güçlü ve zayıf yanlarını öğrenebildikleri "College Learning Assesment Service" (Öğrenme Değerlendirme Servisi Birimi) adlı kuruluşu da yönetmektedir. Onun asıl çalışma alanı psikolojik değerlendirmeleri ölçmeye dayanmaktadır. Ayrıca vaka kavramsallaştırma ve teşhis kararlarını geliştirmede istatistiksel araç kullanan klinik tedavi uzmanlarına yardım etmede de ilgilidir. Schneider benim favori bloglarımdan biri olan "Assessing Psyche" adlı sitede IQ testleri ve değerlendirme hakkında yazmaktadır. Benimle röportaj yapmayı kabul ettiğine çok memnun oldum.

  1. Sizin IQ tanımınız nedir?

  2. Kişisel seviyede, çoğu kişi zekayı kendi gözünden, perspektifinden tanımlamaktadır. Mühendisler iyi bir mühendis olmayı tanımlayan yollarla açıklarlar. Sanatçılar muhteşem bir sanatçı olmayı tanımlayan yollarla izah ederler. Bilim insanları, girişimciler ve atletler de yine aynı şekilde tanımlarlar. Benim tanımım da yine muhtemelen iyi bir akademisyen psikoloğu tanımlayacaktır. Bu tanımlamalarda gözle görülür bir şekilde çeşitlilik olduğu gibi örtüşmenin de olduğu muhakkaktır. Tanımlarda yaygın olarak zeka terimi ile kullanımını doğrulayan laf kalabalıkları mevcut. Bununla birlikte, çeşitli tanımlarda tutarsızlıklar var ve onu kullanan halkın ihtiyaçlarını karşılamada zeka kavramının belirsizlik ifade ettiğini ortaya koymaktadır.

Halk tabiri olarak zekayı tanımladığımızda, güncellemeye ihtiyaç duyan bir ilkel düşünce olduğunu kastetmiyorum. Çoğu halk tabiri ayrıntılı ve komplike. Halk tabirleri halk şarkılarının operalar gibi yeniden yazılmasına ihtiyaç duyduğundan daha fazla bilimsel kavramlara çevrilmeye zorunlu  değildir. Tabii ki, operada kullanılan halk melodileri gibi, halk tabirleri ve resmi bilimsel kavramlar birbirleriyle ilgili bilgi verebilirler ancak bu her zaman olmak zorunda değildir. Bu sebeple, psikologlar zekanın tanımı konusunda görüş birliğine varmadıklarından, ben zeka araştırmalarının alt disiplini hakkında şüphe çeken mecaz kullanımdan vazgeçmek istiyorum. Görüş birliğine varmak zorunda da değiliz ve bunu da ümit etmemeliyiz. Görüş birliğine varılmış olsa, kabul edilen tanım keyfi bir seçenek olacak ve diğer bir psikolog üzerinde veya herhangi biri üzerinde bağlayıcılığı olmayacaktır. Bu halk tabirlerinin doğasında vardır; anlamları esnek, rahatlıkla ve kollektif olarak onu kullanan halk tarafından belirlenir ve halk anlamlarını değiştirebilir.

Halk tabiri ile ilgili olarak şunu söylemek gerek; halk tabiri gerçek veya önemli olmadığını kastetmiyoruz; insanları tanımada kullandığımız-kibar, soğuk, açgözlü, ağırbaşlı, atletik vb.- kelimelerin çoğu çoğumuzun gerçek ve oldukça önemli olarak düşündüğü halk tabirlerinden gelmektedir. Zeka da oldukça gerçek ve önemlidir! Çünkü yararlı bilgi elde edebilen insanları tanımlamada, akıl, deneyim, yaratıcılık, sezgi ve mantığın kombinasyonunu kullanarak problem çözebilen bireyleri tanımlamada zeka kavramını kullanırız.

Ben burada ne yaptım? Tanımlamaya çalıştığım şeyle üstü kapalı ilgili olan terimler demetiyle zekayı tanımlamaya çalıştım. Faydalı bilgi ve sıralı problemler gibi terimler sadece kültürel bağlamlarda spesifik anlamlar taşıyan soyut kavramlardır. Sen ve ben bu üstü kapalı terimlerin anlamını paylaşırsak, birbirimizi anlarız. Aynı halktansak, halk tabirlerimiz faydalı bilgiye dönüşür.

Bir fenomenin kültüre bağlı olduğunu söylemek fenomenin hiçbir şey ifade etmeyeceği veya fizik ve biyolojiden muaf olarak yayılması anlamına gelmez. Örneğin "atletik" teriminin anlamı büyük ölçüde kişinin yaşına, cinsiyetine, geçmiş başarılarına ve diğer faktörlere bağlıdır. Atletik kelimesinin anlamına bağlama göre değişmesine rağmen, anlamı hala zoraki olarak spor gibi fiziksel aktivitelerde becerileri karşılayan terim olarak kullanılmaktadır. Atletizm halk tabiri olduğundan, biyolojik belirleyicileri olmadığı anlamına gelmez. Bu da şu anlama gelir; her durumda herkese aynı seviyede uygulanan atletizmin biyolojik belirleyicileriyle ilgili tek bir liste hiçbir zaman olmayacak. Bununla beraber, bazı biyolojik belirleyiciler hemen hemen her listede yer alacaktır. Atletik becerinin ne olduğu üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar oldukça muhtemeldir, makuldür. Bu makuliyet dolayısıyla zekada da vardır. Zeka kişi, durum ve kültürün bileşkesi anlamına gelen bir kavramdır, bireylerde ölçülebilecek ve hakkında faydalı teoriler yapılandırılacak kadar yeterli derecede anlamı sabit, stabildir.

Stern (1914) "Zekayı Ölçmenin Psikolojik Metodları" eserinde giriş bölümünden konuyla ilgili mesajı net veren bir bölüm aşağıda yer alıyor:

" Genelde yapılan itiraz şudur ki; entellektüel teşhis problemi zekanın genel doğasına ait bilgilere tam olarak ulaşmadıkça başarılı olunamayacağıdır. Fakat bu itiraz bana göre çok uygun gözükmüyor. Elektriğin ne olduğunu bilmeden elektrik akımını harekete geçiren gücü ölçüyoruz, gerçek doğası hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz çoğu hastalıkları çok hassas test metotlarıyla teşhis ediyoruz."

Zeka gibi halk tabirlerini bilimsel kavramlara sığdırmaya ihtiyaç yoktur. Bilişsel (Kognitif) yeteneklerin bilimi geliştiği gibi, diğer halk tabirlerinin doğasında olduğu gibi, zeka tabiri de değişecektir. Howard Gardner'in (Günümüzde okullarda çok yaygın olarak kullanılan çoklu zeka teorisyeni) (1983) zekanın anlamını nasıl geliştirdiğine ve düzelttiğine tanık olun. Tanımlarda çalışanlar arasında fikir birliği istemekten çok daha önemli olan konuya farklı açılardan yaklaşan ve işlerini iyi yapmaya çalışan üretken araştırmacıları desteklemek, cesaretlendirmektir. Günün birinde iyi bir fikir gibi gözükse de zeka tanımlarında bir konsensüsün ne olduğunu ayıklayabiliriz. Böylece yüzyıl geçse de zekanın anlamı üzerinde bir konsensüsün eksikliği üzerinde bir kriz olmamıştır ve böyle bir kriz olmayacaktır.

IQ testleri zeka ölçümü nasıl yapılır?

IQ testlerinin değeri ne ile ilişkilendirildiğinden ziyade neyi ölçtüğü ile tanımlanmaktadır. IQ testleri önemli çıktıları, sonuçları ilişkilendirmek için ortaya çıkan teorilerin operasyonel tanımları olarak başlamamıştır. Birçok önemli sonuçlarla ilişkilendirilme sebebi doğal seçilime benzer uzun bir süreçten geçmiş olmasıdır. Binet'in ilk zeka testini ortaya koyduğu ile inançla ilgili birinin görmesini sağlamada en hızlı yol; Binet'in çalışmalarını okumaktır- kendinden önceki bilim adamlarından kopya ettiği test maddelerini göstermektedir. Her bir yeni testler ve test revizyonları ile iyi test maddeleri tutulup kötü test maddeleri atılmaktadır. İyi test maddeleri kullanılmaya eğilimli olan her popülasyonda önemli sonuçlarda yüksek korelasyon (ilişki) göstermektedir. Kötü test maddeleri ise sadece diğer test maddeleriyle ilişkilendirilmektedir. Bazı test maddeleri testin bazı grupların lehine, bazı grupların aleyhine olmasına sebep olmasından ve demografik alt gruplarda farklı korelasyonlara sebep olduğundan dolayı testten atılmaları gerekmektedir.

O halde Fransız akademisinde de olan şu soru akla geliyor: "Uygulamada çalışır ama teoride çalışacak mı? “Test geliştirmede teorinin hiç rolü olmadığını ya da teorinin test geliştirme sürecini hızlandırmadığını söylemiyorum. Bununla birlikte teori temelli olan birçok başarısız testleri de genellikle görmeyiz. Yani; başarılı testlerimiz var ve başarılı test geliştiricilerin fikrine sahibiz. Bu fikirler doğru gibi gözükse de IQ testi yaparken oluşan bilişsel (kognitif) süreçlerle ilgili hala güçlü bir teorimiz yok. IQ testi performansıyla ilgili süreçlerin ne olduğunu açıklayan ve tanımlama girişiminde bulunan birçok mükemmel çalışma tabii ki var. Bu alanda literatür geniş ve karmaşık olmasına rağmen, teori doğrulama çalışmalarının hala başlangıç seviyelerinde olduğumuza inanıyorum.

İyi bir IQ testinin neyi ölçmesi gerektiği ile ilgili kabaca tanım ilerleyen cümlelerdeki gibi olabilir. İnsanlar yeni bilgi öğrenme ihtiyacı hissederler. Öğrenme yeteneğini kestirme, tahmin etmede bir yol, birisine yeni bir bilgi öğretmek ve bilgi deposunu ölçmektir. Bu basit bilgilerde (kelime listelerini hatırlama ve basit hikayeleri yeniden anlatma) iyi çalışır ancak karmaşık bilgilerin (Lübnan politikası hakkında bir dersi hatırlama) ölçüldüğü ve önceki bilgilerde değişikliklerin, farklılıkların olduğu bir testte bunu tasarlamak zordur.

Öğrenme yeteneği geçmişte bir kişinin ne kadar öğrendiğini ölçerek dolaylı yoldan tahmin edilebilir. Eğer bizim amacımız kabaca öğrenme yeteneğini ölçmek ise; bu metot öğrenme yeteneğinin öğrenmeye açıklık, dürüstlükte kişisel farklılıklar, ailevi farklılıklar, kültürel farklılıklar öğrenme fırsatları tarafından kafası karışmış, dağınık olmasından dolayı zayıftır. IQ skorlarının amacı gelecekteki öğrenme ile ilgili tahminde bulunmak ise, geçmiş öğrenmelerin ölçümlerinden daha iyi yapmak zordur. Bilgi testleri performanslarımızın en güçlü göstergelerindendir.

Tarih biliminde toplumumuz soyut kurallardan yeni bilgiler çıkarımı yapma ve eksik bilgilerden genelleme yapma yeteneğine kıymet vermektedir. IQ testleri içerikle ilgili önceden bilgi sahibi olma avantajını minimize etmede soyut düşünme, akıl yürütmeyi ölçmelidir.

İyi IQ testleri işlem hızı ve kısa süreli belleği ölçtüğü gibi aynı zamanda görsel-uzaysal işlemleri ve işitsel işlemleri de ölçmelidir.

  1. Bir kişinin IQ skoru ne anlama gelir? Skoru düşük olan bir kişinin, bunun o kişinin geri zekalı olduğu anlamına geldiğini düşünüyor musunuz?

IQ çoğu sonuçların kusurlu, eksik göstergelerindendir. İyi yönetilmiş ve uygulanmış bir IQ testinden düşük puan alan bir kişinin muhtemelen çoğu alanlarda mücadele etmesi gerekmektedir. Bununla beraber, bir IQ puanı çoğu kişilerde ve talimatlarda hedefi tutturamayacaktır.

Peki IQ testi hedefi tutturamayınca sinirli mi olmalıyız? Hayır. Bütün psikolojik ölçekler lastik cetveldir. Zaman zaman hedefi tutturamamak doğasında var. Yetersizlikten dolayı puan yanlışsa, yetersiz test uygulayıcılarına kızmalıyız. Baskıyı haklı çıkarmak için IQ testlerini kullanan kuruluşlara kızmalıyız. Bununla beraber, kötü ve yanlış test sonucu yetkili, işini önemseyen ve dürüst bir klinisyen tarafından ölçülmüşse, neyin bilinebileceği konusunda sınırlılıklar olduğunu kabul etmek zorundayız. Yetkili, işini önemseyen ve dürüst klinisyen bu sınırlılıkları bilir ve belirsizlikleri yorumlarına katar ve bu yorumlara bağlı olarak verilen kararları da anlar. Bir kuruluş bu test skorlarını önemli karar almada kullanırsa, kuruluş yapılan hataları tanımlamada bir mekanizmasının olması gerekmektedir.

  1. Bir kişi oldukça zeki olup IQ testinden düşük puan alabilir mi? Bu durum nasıl mümkün olabilir?

Bunun olmasını mümkün kılan sayısız yollar var. Dil ve diğer kültürel engeller zeka testlerinin zekayı düşük şekilde tahmin etmesine sebep olurlar. Zihinsel (mental) kargaşalarıyla çocuklardan ve yetişkinlerden sürekli çaba harcamalarını sağlamada başarısız olmaları oldukça yaygın bir konudur. Bu durumlarda, nerdeyse çoğu duygusuz klinisyenler, birşeylerin yanlış veya eksik olduğunu kabul edecek ve uygun eylemde bulunacaklardır (örneğin; daha uygun bir test bulmak veya çabanın tekrar olma ihtimaline karşın test etmeye ara vermek). Maalesef, bir duygusuz klinisyen çok fazla zarar verebilir.

  1. IQ testlerinin pratiğe yönelik faydası nedir?

Yanıltıcı IQ puanlarından kaynaklanan yanlış kararlarla ilgili haberler duyduğumuzda sinirlenmemek neredeyse imkânsız. Bunu halktan duymak çok yaygın ve bu işten fantazi derecesinde keyif alan çeşitli uzmanlardan dolayı standardize testleri ortadan kaldırabiliriz. İnsani arzularını desteklemek ve onların her bir kişinin şartlarına karşı kör oldukları mekanik kararlarına karşı nefret beslemek kolay yol. Binet'in çalışmalarını okumanın önemi; çalışmalarda bize böyle isteklere yer verilirse ne gibi iğrenç sonuçlar doğuracağıyla ilgili ilk elden bilgi vermesidir.

Şu açıktır ki IQ testinden elde edilen yanlış, hatalı bilgiye dayanarak "Yanlış Şey"i yapma ile IQ testinin yanlış olduğu zamanlarda onu önemsemeyerek "Doğru Şey"i yapmakla yüzleştiğimizde, tabii ki doğru şeyi yapmalıyız. Maalesef, "Doğru Şey"in ne olduğunu her zaman bildiğimiz bir evrende yaşamıyoruz. Bu evrende, ne hakkında belirsizlik olduğunu bildiğimiz belirsizliği içeren bir evrensel belirsizlik var. Hata istilasına uğramış olan IQ testleri insanların neler yapabilecekleri konusunda belirsizliklerden dolayı neredeyse dökülmektedir. Doğru ellerde, oldukça iyi sonuçlar vermekte yani iyi çalışmaktadır. Çok fena halde hatada olduklarından daha çok, daha sıklıkla doğrudurlar. Elimizde IQ testleri olmasaydı, çok daha fazla yanlış olan karar verme yöntemlerine geri dönerdik.

Standardize testler hakkındaki huzursuzlukların çoğu doğru mekanik tarzda kararlarda almada kullanılan testlerin varlığından halk inandırılarak giderilebilir. Standardize testleri kullanan profesyonellerin yaptığı gibi aslında yaptığımızın ne olduğunu anlatmaya ihtiyacımız var. Onlarca yıldır bütüncül karar vermenin kullanımı ve istatistiksel karar kuralları sürekli devam eden gerginlik hali ile var olmuşlardır. Bu sağlıklı bir durumdur. Standardize testler insanlarla ilgili hüküm vermede bir çeşit dayanak noktası sağlarlar. Yardımcı olmayan insan mantığı genelde ilişkili olasılıkları hesaplamada çok kötüdür. Standardize testler olmadan, keşif ve verilen hizmetleri nitelendirme hakkındaki zor kararlar hala yapılacak ancak bu daha çok gelişigüzel bir şekilde yapılacaktır.

Diğer yandan, karar vermede makul önlemler alınmadan yapılırsa standardize testler keyfi hareket eden zorbalara dönüşecektir. Genelde bilişsel (kognitif) yetenek test verilerini yorumlarken rakamların bize ne söylediğine uygun hareket ederiz. Bazen rakamlar gerçeğin ilk etapta iyi tahminleridir ancak yine de küçük bir ayarlamaya ihtiyacımız olur. Bazen de gerçeğin yakınından dahi geçmeyebilirler. Başaramadığında mantığa ters, pratik olmayan ve ahlaken acımasız olduğunu söyleyen rakamları geçersiz kılmak bizim ayrıcalığımız ve yeteneğimizdir. Tabii bu ayrıcalığın sık sık kullanılması da bir problem olabilir. Bu konuda birisinin alçak gönüllüğünü canlandırmak için bu konuda Paul Meehl'in düşüncelerinin her yıl tekrar tekrar okunmasını öneririm.

  1. Zeka testleri neden "Genel Bilgiyi" ölçmekte ve kelime bilgisi gizlenmektedir? Çok kullanılmayan faydasız bilgiyi bilmek "zeka" mıdır? Yoksa sadece yararsız bilgi anlamına mı gelir?

IQ testini potansiyeli ortaya çıkaran bir tahmin edici olarak düşündüğümüzde, elde edilmiş bilgi testlerini içeren IQ fikri çok kötü bir fikir. Bilişsel (Kognitif) güçlerin çeşitli türlerini tahmin eden oldukça iyi testlerimiz var. Özel içerik bilgisi gerektirmeyen akıl yürütme yeteneğini ölçen iyi testlerimiz var. Bununla birlikte IQ testini tahmin edici araç olarak düşündüğümüzde, gelecek öğrenmeyi geçmiş öğrenmede daha iyi tahmin edecek daha iyi tahmin edici birşey yoktur. Geçmiş öğrenme gelecek öğrenmeyi sadece tahmin etme değil sık sık bunu  mümkün kılmaktadır.

İyi tasarlanmış testler sadece aptal gerçekleri hatırlamayı ölçmezler aynı zamanda akıl yürütme ve problem çözmeyi sağlayan belirli bilişsel araçları anlamayı da ölçerler. Açık bir örnek vermek gerekirse, basit matematik bilgileri (Ör: 6*7: 42) bir kişinin aksi halde imkansız olan mantık yürütme yapmasını sağlar. Daha dolaylı yoldan ise, belli kelime, deyim ve hikayelerle ilgili bilgi akıl yürütmeyi sağlar, kolaylaştırır. IQ testi iyi seçilmiş kelimeler, deyimler ve hikayeler bilgisini ölçer çünkü bu bilgilere sahip insanlar zor durumlarda daha iyi karar vermeye daha yeteneklidirler.

Kelimeler

Belli kelimeler kompleks fikirleri kısa ve öz bir şekilde düzenlememize, organize etmemize yardımcı olur ve dikkatimizden kaçabilecek ayrımların farkında olmamızı sağlar. Bazı kültürlerde cesaret temel bir meziyettir ve korkaklık ise her ne şartta olursa olsun sakınılması gereken bir özelliktir. Bu bağlamda, takdir edilesi korkusuzluk (gözüpeklik, yiğit, yürekli) ile akılsızca korkusuzluk (pervasız, tedbirsiz,küstah, ukala) arasındaki farkı ayırt eden kelimeleri bilmenin müthiş avantajları var. Belki de en önemli olan utanç verici korku (korkaklık, çekingenlik, iradesiz, sümsük) ile akıllıcı korku (dikkatli, ihtiyatlı ve kurnaz) arasındaki ayrımdır. Böyle kelimeleri bilmek bir kişinin korkaklıkla suçlanmadan bir uyarıya ihtiyacı olduğunda akranlarıyla iletişim kurmasını mümkün kılar. Uyarı hakkında konuşmanın onurluca bir yolu yoksa, aptalca ve kendi kendini rezil etmeden başka bir seçenek kalmamış olacaktır. Belki durumu anlatmak için biraz abartmış olabilir ancak kelimelerin güçlü araçları olduğunu söylemede hiçbir abartı yoktur. Bu araçları olmayan kişiler ciddi dezavantajlı durumdadırlar.

İfadeler

Bir kültürün kollektif aklı tırnak içindeki cümlelerle ifade edilebilir: " Bilim adamları ile savaşçıları arasında müthiş ayrım yapan millet, korkakların düşüncelerine ve aptalların yaptığı kavgalara sahip olacaktır.", klişeler (Yenildiğin halde pes etme) ve sloganlar (Aba altından değnek göstermek). Atasözlerinin anlamını bilmeyen kişiler (Basiret cesaretten sayılır) deneyerek ve çoğunlukla hata yaparak anlamlarını çözmeye çalışmalıdır.

Atasözleri de az da olsa bilişsel (kognitif) geliştirici araçlardandır. Çıplak elinizle bir çivi vurabilirsiniz ancak en güçlü eller bile bir çekiçle kıyaslanamaz. Duruma uygun düşen atasözünü seçmek tabii ki iyi bir hüküm verme özelliğine sahip olmayı gerektirir. Çekiçler sadece sıkma vidaları için muhteşem değildir.

Hikayeler

Tarihteki çoğu olay tarihçiler tarafından bile hemen unutulur. Bu yüzden kaydetmenin önemi büyüktür. Yüzyıllar boyu tekrar edilen ve hatırlanan şeyler kültüre merkezi bir önem kazandırmaktadır. Örneğin "Pirus zaferi" deyimi bu kadar geniş olarak bilinmeyebilir veya kullanılmayabilir, ancak hatırlatıcı ve tesirli bir şekilde tarihin anısını kullandığından eğitilmiş okuyucular tarafından bir nevi hayatı kurtarıldı. Tarihten belli anahtar hatıralar karar vericiler için bir örnek olarak hizmet etmektedir. Demokrasilerde önümüzde iyi örneklerin olması hayati önem taşımaktadır. Erken Roma İmparatorluğunun tarihinin derin bilgisine sahip olmadan, George Washington iki dönemden sonra koltuğu bırakma akıllılığını göstermezdi. Tarihe derin takdir göstermeden. onun onuruna Ohio'da bir şehre onların çağdaşları tarafından "Amerikalı Sinsinati" (Sinsinati, Romalı Kral) ismi verilmezdi. Seçmenlerin teorik olarak anlamalarında dönem sınırlarının olması iyi bir katkı sağlamaktadır. Bir cumhuriyetin diktatörlüğe dönüşmesi için popüler liderlerin gönüllü olarak istifa etmeleri ve gücü onure eden uzun bir geleneğe sahip olunması gerekmektedir.

  1. "Akıcı Zeka"yı (Cattell ) ölçtüğü iddia edilen, olay yerinde karşılaşılan problemi çözme ve akıl yürütme her çocukta aynı seviyede midir?

Hiçbir psikolojik veya akademik test bütün çocuklarda aynı seviyede ölçüm yapamaz. İyi hazırlanmış soyut akıl yürütme becerilerini içeren testlerin özel içerik bilgisine olan ihtiyacı azalttığı bir gerçektir. Bununla beraber, soyut akıl yürütme beceri süreci, işlemi kendiliğinden öğrenilir ve kültürden çok fazla etkilenir. James Flynn (Flynn etkisi teorisi) bu noktada en çok konuşan ve net olan kişidir. Soyut akıl yürütme kapasitesini ölçmek doğrudur ancak önemli somut kültürel realitelerden arındırılmış soyut akıl yürütmeyi kullanma isteği ve bunu düşünmek bile bir hatadır. Bazı kültürler, burada olmazsa olmaz şeylerin günlük hayatta kalma pratiklerini vurgulamalıdır.

Antik Yunan kültürü soyutlamayı değerlendirmede ilginçti.(Ancak eşsiz değildi-çoğu soyutlamanın ve Arap bilim adamlarının kaynağı, beşiği olan Hindistan soyutlamayı yönetmeden bize çok faydalı araçlar kazandırmıştır: Cebir. Gerçek şu ki, en çok Antik Yunanlılar muhtemelen soyutlamayı önemsemişlerdir. Yunan filozofları sistematik olarak soyutlama alanını keşfettiklerinde, soyutlama tehlikeli bir bölgeydi. Çılgın sorularıyla Sokrates gerçek tehdit olarak görülmekteydi.

Soyut akıl yürütmedeki kapasitemiz gelişen zaman skalasında son yeniliktir. Kapasitemiz gittiğinde, yazılım deneyimsiz ve akılsızdır ve tutarsız, hata eğilimli ve her türlü önyargıyla geçersiz kılınır. Bir miktar yorgun, dikkati dağılmış, alkol almış, hasta veya yaralı vb. durumlarda kapasite kesintiye uğrar. Sistemin zayıf bağlantısı savunmasız çalışan dikkat kontrol mekanizmasıdır. Depresyondan şizofrene kadar hemen hemen her türlü psikolojik rahatsızlık, bu sistemlerdeki yetersizlikler ve eksikliklerle ilgilidir.

Mühendislik harikası olan beynimizin güçlü görsel bilgi işleme sistemi ile kıyaslandığında, bilgisayar bilimcileri için beynimizin sahip olduğundan daha iyi mantık işlemcileri tasarlamak daha kolaydı. Bu çağda soyutlama araçlarını yöneten toplumuzun bu üyeleri, sermayenin eşi görülmemiş seviyelerine ulaşmada avantajlarını iyi değerlendirebilirler. Bilimsel keşifler ve sanatsal açıklamalardan tatmin olanlarımız için de oldukça moda da olurlar.

  1. Hangisinin daha önemli olduğunu düşünüyorsunuz, yüksek IQ veya yüksek entellektüel merak?

IQ, Merak, Disiplin ve başarı arasındaki ilişki uzunluk, derinlik, hacim ve genişlik arasındaki ilişki gibidir.

  1. IQ ile yaratıcılık arasındaki ilişki nedir?

"Yazdıklarım benden daha zekidir. Çünkü onları yeniden yazabilirim"

Susan Sontag'tan alınmış olan bu çok ilgimi çekti. Sonra bütün makaleyi buldum ve makaleye hayran kaldım. Yüksek IQ'ya sahip olmak güzel bir şey ve yaratıcı üretkenlikle ilişkili olduğunu kanıtlayan bol miktarda kanıt var. Yani diğer anlamı; Yüksek IQ'lu çoğu insan her hangi bir şeyi üretmede başarısız ve ortalama zekaya sahip çoğu insan kalıcı başarıya sahip olmaktadırlar. Sontag'ın bakış açısı bize sınırlarımızı nasıl aşabileceğimizi öneriyor.

  1. DEHB (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu)'nin aşırı teşhise [1]maruz kaldığını düşünüyor musunuz?

Halkın çoğu DEHB'in gerçek bir hastalık olmadığı konusunda endişe ediyor, o tembel anne-baba için ve muhtemelen ele alınması biraz zor ve coşkulu ancak aslında normal olan çocuğa ilaç vermeye meyilli kötü öğretmenler için bir bahanedir. Dolayısıyla halk endişelenmekte haklı. Normal çocukları yanlış etiketlemek istemiyoruz ve ihtiyacı olmadığı ilaçları vermek de istemiyoruz. Bununla beraber, DEHB gerçek bir HASTALIKTIR. Ağır durumda olan bir DEHB'li çocukla çalıştıysanız, sadece arkadaş edinmeyi sağlama, okulda iyi performans elde etme ve bir yetişkin gibi hayata hazırlamayı sağlamaya çalıştığınız bir çocuk olmadığını bilirsiniz.

DEHB olmayan çocukları yanlış etiketlemek ve ilaç vermekten endişelendiğimiz gibi, DEHB olan çocukları tanımlamada başarısız olma endişesini de taşımak zorundayız. Bu çocuklar yarı yarıya yanlış etiketleniyorlar. Tembel olarak adlandırılırlar. Motive olamayan, sorumsuz olarak nitelendirilirler. Kurallara uyarlarsa, kafası karışmış, şaşırmış olarak nitelendirilir. Kurallara uymazlarsa, bela okunur onlara hatta daha da kötü şeylere maruz kalırlar. Çoğu zaman tembel, motive olamayan ve sorumsuz etiketleri kendilerine yapıştırır ve kabul etme durumuyla karşı karşıya kalırlar. Yetişkin olduklarında, genelde arkalarında başarılamamış planları ve ilişkileri olur. Dürtülerine hakim olamama değil, dikkat problemleri için değil sadece depresyon geçirdiklerinde yardım aradıklarında DEHB'leri ilk o zaman keşfedilir. Bütün çocuklara doğrusu neyse onu yapmaya ihtiyacımız var. Günümüzde DEHB'yi değerlendirme metotları standardın altında, yetersiz ancak uygun şekilde uygulanırsa yine de iyi çalışacak, amaca uygun hizmet verecektir. Ben diğer bilim adamlarının da yaptığı gibi DEHB' yi keşfetmeye yönelik daha iyi metotlar bulmaya çalışıyorum.

  1. Compositator yazılımınızı anlatır mısınız?

Compositator aptalca ismine rağmen, yapımı aşk dolu yıllarımı aldı. Yorumlama yazılımı ve test puanlamanın gelecek nesilde ulaşılabilir olduğuna inandığım nitelik türleriyle ilgili bir gösteri (demonstrasyon) projesiydi. Umarım büyük bilişsel (kognitif) test bataryaları sonraki baskıları istediği kadar bu yazılımdan ödünç alır. Yazılım kılavuzu ihtiyaç duyulan her eşitliği düzenlemektedir.

Yazılımın ismiyle de müsemma olduğu üzere özelliği, bileşik sonuçlar verebilme yeteneğidir. Böylece bütün değerlendirme verileri daha etkili ve gerçekçi olarak kullanılabilir. Bu faydalı özellik ancak en önemli özellik bu değil. Yazılımın sanata ve psikolojik ölçme bilimine ana katkısı, klinisyenleri daha önce yapıldığı gibi kişilerle ilgili daha geniş soru setleriyle ilgili soru ve cevap bölümünden muaf tutmasıdır. Karma skorlarla ilgili zengin bilgileri hesapladığı gibi aynı zamanda aralarındaki ilişkileri de hesaplamaktadır. Bu basit gibi görünen özellik, basit regresyondan yol analizine, yapısal eşitlik modellemesi (İstatistiksel yöntemler) ve kullanıcı dostu yol diyagramları, interaktif grafikler ve tablolar gibi yeni ve heyecan verici istatistiki hesaplamaları da mümkün kılmaktadır.

Geleneksek olarak öğrenme rahatsızlığını belirlemede ilk adım, genel akıl yürütme yeteneğinden örnek vererek akademik başarı ile beklentiler arasında uyumsuzluk olduğunu göstermektir. Bunun farkında olsalar ya da olmasalar da farketmez, beklenen tahmin skorlarını tahmin etmek için tahmin edilen başarı metodunu kullanan profesyoneller basit bir regresyon modeli kullanmaktadırlar. IQ gibi basit bir gösterge bir sonucu tahmin etmek için kullanılır. Ancak bu metod çok sayıda sıkıcı hesaplamalar ve kullanışsız tablolar içermektedir.

Süreçte ikinci adım uyumsuzluğu açıklayabilecek ilgili göstergeleri (hızlı otomatik adlandırma, fonolojik süreç)  tanımlamaktır. Compositator yazılımı sonuçla ilgili olabilecek değerlendirilen gösterge seti seçme yeteneği, imkanı sunmaktadır. Yani; analizde ek göstergeler bize akademik sonucu tam olarak açıklama imkanı vermektedir. Programın yardımıyla, kullanıcı aynı zamanda gerçek başarının beklenen başarıdan düşük olup olmadığını hesaplamayı, uyumsuzluk gösteren nüfusun tahmini oranı, her bir göstergenin akademik sonuca ne kadar katkısının olduğunu da öğrenebilir. Böylece yazılım önceden elde etmesi zor ve sıkıcı olan birçok geniş bilgiyi otomatik olarak düzenleyebileceği kişinin profilini kullanmayı sağlar.

Yazılımın diğer bir yeniliği sadece bilişsel göstergeleri içermesi değil aynı zamanda diğer akademik değişkenleri de içine alan göstergeleri içermesi olabilir. Örneğin, okumayı anlamada problemi olan bir çocuğun akıcı okuma veya tek kelimelik şifreleme sorularıyla problemini uygun bilişsel yeteneklerini kontrol ettikten sonra belirlemek muhtemeldir.

Çoklu regresyon analizinin ötesinde, program yol analizi (path analiz) kullanarak farklı yeteneklerin doğrudan ve dolaylı etkisini incelemeyi de sağlamaktadır. Örneğin, kristalize zekayı inceledikten sonra, okumayı anlamada işitsel sürecin nerdeyse herkeste anlamlı doğrudan bir etkisinin olmadığı, bununla beraber tek kelime şifreleme becerilerinde dolaylı olarak temel bir etkisinin olduğunu da söylemektedir. İşitsel süreç ile okuduğunu anlamadaki bu gizli dolaylı etkiyi tanımlamak girişim planlamacıları ve sonuç yorumlayıcılar için önemli katkısı vardır. Yazılım "olsaydı-ne olurdu" senaryoları da yazabilmektedir. Örneğin; İşitsel süreç becerileri 15 puan daha fazla olsaydı, sırasıyla tek kelime şifreleme becerileri ve okumayı anlama kaç puan artardı?

  1. Şu an başka neler çalışıyorsunuz?

1.İnsanlar örüntü tanımada ve karmaşık konfigürasyon anlamlandırmada iyiler. Ancak ne yazik ki(ben de dahil) insanlar olasılık hakkında düşünmede iyi değiller. Psikolojik değerlendirmeler için yorumlayıcı yardımları olan birçok bilgisayar programı geliştirdim. Yaklaşımım bilgisayarların en iyi yaptığı şey olan hesap yapmalarına müsaade etmektir. Uygun olasılık tahminleri yaptıkça, hesapladıkça karar verme güçlenir.

2.Bireyleri anlamak için kullanılabilecek olan psikometrileri açıklayan bir kitap yazıyorum.

  1. Compositator yazılımını daha esnek hale getiren bir yazılım üzerinde çalışıyorum. Onu YEM (Yapısal Eşitlik Modellemesi) modeline koyabilme ve herhangi bir psikolojik ölçeğe uygulama yapmak için geliştirmek istiyorum.
  2. Kendi kendine dikkatin neden bu kadar bilişsel ölçeklerle zayıf ilişkisi olduğunu anlamaya çalıştığım bir araştırma yapıyorum.
  3. İşlem hızının; Algılanan hız/karar verme zamanı ile dikkat akıcılığı (dikkatini birinden diğerine kolayca yoğunlaşmayı yönetebilme yeteneğinin toplamı olduğunu göstermeyi umduğum bir çalışmalar serisi yapıyorum. (İ.H: A.H+ D.A) (İşlem Hızı: Algılanan Hız+ Dikkat Akıcılığı)

Röportajı Yapan: Scott Barry Kaufman

Hayal Gücü Enstitüsünün bilimsel direktörü ve Pensilvanya Universitesi Pozitif Psikoloji Merkezinden öğretim üyesi ve araştırmacıdır. Hayal gücü ve yaratıcılığın gelişimi ve ölçülmesi üzerinde çalışmakta ve lisans derslerinden popüler olan Pozitif Psikolojiye Giriş adlı dersi vermektedir. Kitapları: Ungifted: Intelligence Redefined, Wired to Create: Unraveling the Mysteries of the Creative Mind (Carolyn Gregoire ile birlikte)

Ya Çocuğunuz Üstün Zekalıysa?
Online Testimizle Çocuğunuzun Zeka Potansiyelini Keşfedelim.
www.zekatesti.com.tr

Zeka Geliştiren Kitaplar İçin TIKLAYIN
Zeka Geliştiren Zeka Oyunları İçin TIKLAYIN

Dikkat Dağınıklığı Hiperaktivite Disleksiye Eğlenceli Çözüm için TIKLAYIN



  FACEBOOK YORUMLARI


Kız ve Erkek Beyinleri Farklılıklar Neler?

Kız ve Erkek Beyinleri Farklılıklar Neler?

17 Ekim 2017 - Çarşamba

Çoklu Zeka Öğrenen Olarak Çocuklar

Çoklu Zeka Öğrenen Olarak Çocuklar

9 Eylül 2017 - Pazar

Bedensel Kinestetik Zeka Nasıl Geliştirilir?

Bedensel Kinestetik Zeka Nasıl Geliştirilir?

9 Eylül 2017 - Pazar