Zeka Testleri

Zeka testlerinin uzun araştırmalar sonucunda yapılandırıldığı bilinmektedir. Zekayı tek bir rakamla ölçme mantığının temeli, Spearman’ ın 1904 yılında yaptığı araştırmalara kadar dayanmaktadır. Genel olarak bir psikolojik test, standart koşullarda yapılan gözlem veya görüşme anlamını taşır. Psikolojik test; bireylerin yetenekleri, becerileri, performansları, güdüleri tutumları, savunmaları vb. hakkında bilgi verecek sorunların sorulmasına ortam ve olanak sağlayan sistemli bir yaklaşımdır. Test maddesi olarak isimlendirilen, test sorularının içeriği, şekli, dizilişi ve sunuluşu standart hale getirilmiş olduğundan, uygulama koşulları bireyden bireye veya kıza zaman aralıkları arasında değişmez (Önder, 1997:210). Ölçmenin yaygınlaşmasına paralel olarak, geçerliliği ve güvenirliği düşük araçların kullanılması, ölçmenin eğitimsiz kişiler tarafından yapılması ile ölçme işlemini kötüye kullanma durumu da ortaya çıkmıştır. Bazı ölçümlerin yapı bakımından çok dar alanları kapsadığı, bazılarında uygulanan kişilerin ana dili, kültürel geçmişi, ya  da cinsiyetine göre ayrımcılık yaptığı belirtilmiştir. Bazen de sonuçla uygun olmayan şekillerde kullanılmakta ve kişilerin yanlış tanılar alması durumu ortaya çıkmaktadır (McLoughlin ve Lewis, 1997:121)

Zeka üzerine geliştirilmiş teorilerden yola çıkarak ölçme araçlarının geliştirilmesi gerekirken başlangıçta bu süreç tersten işlemiştir. Weschler ve Binet ölçekleri zeka teorileri için temel oluşturmuşlardır. Oysa değerlendirme amaçlı test geliştirme çalışmalarının doğasında var olduğunu bildiğimiz şey, bir ölçme aracının psikometrik özellikler sahip olması ve teorik bir yapı ile desteklenmesidir. Bu özellikleri ile ön plana çıkmış teoilerden söz edebiliriz. Bu teorilerin her biri geleneksel kabul edilen psikometrik özellikteki ölçme araçlarının oluşumuna rehber rolü üstlenmişlerdir (Esters ve Ittenbach, 1999).

Bu yüzyılın ortalarından itibaren zekayı çeşitli yüzleriyle çözümleyebilecek ölçeklerin geliştirilmesinde önemli bir artış olmuştur. Bunlar geleneksel zeka testlerindeki tek bir IQ gibi tek ve bütünsel bir ölçüm yerine, değişik yetenekler için puanlar dizisi vermektedir Özel yeteneklerin incelenmesinde ve zekanın değerlendirilmesinde kullanılmakta olan genel kavramların dışına çıkılmıştır. Yakın zamanlarda yapılan analizler, zeka testlerinin, özel yeteneklerin belirli birleşimlerini ölçtüğünü göstermiştir. Faktör analizi uygulamaları da çoklu yetenek bataryalarının geliştirilmesi için kuramsal bir temel sağlamıştır. Özellikle 1960’ larda sayısal yönden artış gösteren bilişsel teoriler; nöro-psikolojiyi ve üst düzey bilişsel süreçleri incelemişlerdir. Bilişsel devrim olarak tanımlanan bu çabalar, zekanın kavramsallaşması ve ölçülme şeklini de etkilemiştir. Bilişsel devrim, bilişsel süreçler olarak zekanın tanımlanması için temel niteliği taşıyan bir araştırma yapılmasını sağlamış ve bu da geleneksel zeka testleri yerine yeni alternatifler sunmuştur. Bu testler; insanların nasıl yoğunlaştığını, plan yaptığını, hatırladığını, akıl yürüttüğünü, öğrendiğini, dili anladığını, matematiksel düşündüğünü, yazdığını ve diğer yüzlerce şeyi nasıl yaptığını gösterir. Stanford Binet ve WISC- R gibi geleneksel testlere ek olarak Kaufman Zeka Testi (KAIT; Kaufman ve Kaufman, 1993), Bilişsel Değerlendirme Sistemi (CAS; Naglieri ve Das, 1997) gibi yeni nesil testler geliştirilmiştir (Anastasi, 1976; Carrol ve Horn, 1981; Naglieri, 1999 ).

Hali hazırda; kullanılan çok ve çeşitli testler olmasına rağmen ülkemizde bunların bir kısmı standardize edilmiş ve kullanılır duruma gelmiştir. Bu tezin kapsamına   da   ülkemizde   kullanılması   için   gerekli   çalışmaları   yapılmış  veya yapılmakta olan 8- 9 yaş grubunu kapsayan ve kullanımı yaygın olan testler alınmıştır.

Bireysel Olarak Uygulanan Zeka Testleri

Bireysel olarak uygulanan testlerin tümü deneğin ayrıntılı bir profilini vereceğinden uygulayıcının hem uygulama kuralları ve ölçütleri çok iyi bilmesi ve teste hakim olması hem de test sonucunu değerlendirmede uzman olması gerekmektedir. Ancak bu şekilde testten sağlıklı bir sonuç alınabilir. Bu tür testlerin uygulanması uzun bir süre denekle birebir çalışmayı gerektirir. Bu süre genellikle 1 – 2 saat arasındadır. Testin ölçtüğü özeliklere göre bu süre sonunda denek hakkında bilgi edinilir yaşına göre gelişmiş ve gelişmemiş yönleri ortaya çıkarılır. Bireysel testler, klinik çalışmalar için daha uygundur. Bireysel olarak uygulanan zeka testleri uygulamacıya denek hakkında bir çok bilgi vermesine rağmen, bazı durumlarda da işini zorlaştırır. Örneğin, geniş bir grubun değerlendirilmesi gerektiğinde yeterli uzmanın ve zamanın bulunması konusunda sıkıntı yaşanabilir. Burada önemli olan testin uygulanış amacıdır. Bireysel testler daha çok küçük yaş grubundaki çocuklara, okuma yazma bilmeyenlere, zihinsel engellilere ve eğitsel veya klinik tanıya ihtiyaç duyan bireylere uygulanır.

Stanford- Binet Zeka Testi (Stanford- Binet Intelligence Scale)

Alfred Binet ve Thedore Simon 1905 yılında, bu testin ilk versiyonu olan ‘Binet- Simon’ testini geliştirmişlerdir. Bu yapıt, dünyada ilk başarılı zeka testini ve tüm zeka testlerinin klasik bir modelini oluşturur. Testin revizyonu 1908 de yapılmış 3- 13 yaş dağılımını temsil eden büyük bir örneklemde sınanmıştır. Bu çalışmadan sonra A.B.D. de Stanford Üniversitesinde Terman tarafından 1916 yılında  standardize 1937 yılında da revize edilmiş ve Stanford- Binet Zeka Testi adı altında yayınlanmıştır. Muzaffer Şerif Başol ve Refia Uğurel Şemin Stanford- Binet Zeka Testinin 1937 revizyonunu; 1944 yılında ‘Zekanın Ölçülmesi ’ adı ile tercüme etmişlerdir (Özgüven, 1994:28). 1960 revizyonu ise, Şemin tarafından 1972 de standardize  edilerek  yayınlanmıştır.  Daha  sonrada  1987  yılında  L  ve  M formları birleştirilmiştir (Uğurel- Şemin, 1987:1-3). Test M ve L formlarından oluşmaktadır. Stanford- Binet Zeka Testi, 2-14 yaş arasındaki çocuklar ve orta yetişkinler için bir, üstün yetişkinler için üç seri olarak düzenlenmiştir. Her yaş (seri) içinde altı test bulunmaktadır. Başarılı olunan her madde 2 aylık bir zeka yaşı puanı kazandırır (Ergin, 2003:128; Atkinson, Atkinson ve Hilgard, 1995:490)

Binet zekayı; “iyi akıl yürütme, iyi hüküm verme, kendi kendine eleştirme gücü (otokritizm=özeleştiri), arzulanan bir sonuca ulaşmak için adaptasyonlar yapabilme ve belli bir noktada yoğunlaşabilme kapasitesi” olarak tanımlamıştır. Bu tanım doğrultusunda zeka altı özellik içermektedir. Binet’nin zeka kavramı şu özellikleri içerir (Owen, Blount and Moscow, 1978:69):

  • Anlamak
  • Hüküm vermek
  • Akıl yürütmek
  • Düşünceye belli bir yön vermek ve bunu devam ettirmek
  • Düşünceyi amacın gerçekleşmesi doğrultusunda intibak ettirmek
  • Kendi kendini eleştirebilmek.

Binet’e göre, zekaya ait olan bu özellikler, zekanın şu üç temel elemanını gösterir: “anlama, icat ve eleştiri”. Anlayışı kuvvetli olan zekaya sahip bulunanlar, olayları, düşünceleri kavramak, açıklamak, yorumlamak, olaylar arasındaki ilişkileri keşfetmek hususunda büyük bir yetenek gösterirler. İcat edici zekalar, bir düşünceyi gerçekleştirmek, yeni teknik, araçlar ve yöntemler yaratmak, yeni faaliyet biçimleri bulmak hususunda büyük yeteneğe sahiptirler. Eleştirici zekalar ise, bir düşüncenin, bir teorinin aksayan yanlarını, çürük noktalarını bulup çıkartmakta özel bir beceri gösterirler. Binet, bu üç elemana bir dördüncüsünü ekler: doğrultu. Bu öge; herhangi bir problemi çözerken, zihnin sağa sola sapmadan belli bir doğrultuda işlemesini sağlar. Bazıları buna ilgi, merak adını vermişlerdir ki; duygusal karakterdedir ve zekanın  işlemesinde  önemli  ve  uyarıcı  bir  rol  oynar  (Uğurel-Şemin,  1987:5-6).

Binet’nin bu üç temel unsuru, kısaca “çözümleme ve bireşim yapma yeteneği” olarak da özetlenebilir. Bu “çözümleme ve bireşim” ya da bunun sonucunda “ilişkilerin görülmesi” işi ne kadar hızlı yapılabilirse, zeka derecesi de o kadar yüksek olacaktır (Binbaşıoğlu, 1992:87).

Binet, bireyin diğerlerine oranla zihinsel gelişimini ifade eden ‘zeka yaşı’ terimini geliştirmiştir. Araştırmalar sonucunda belirlenen ortalama zeka yaşı puanları kronolojik yaş ile uyum göstermiştir. Böylece üstün zekalı bir çocuğun zeka yaşı, kronolojik yaşından daha büyük olacağı sonucuna ulaşılmıştır (Şenel, 2006:30). Çeşitli yaşlara uygun olarak geliştirilen ölçeklerdeki her test maddesi zorluk na göre sıralanmış ve pek çok sayıdaki çocuk üzerinde araştırma yapılarak, her yaşta, neyin normal veya ortalama olduğu belirlenmiştir. Böylece çocuklar için belirli yaş normları saptanmıştır (Bruno, 1982:67).

Binet’nin geliştirdiği ölçeklerde ortaya önemli bazı sorunlar çıkmıştır. Kişinin, zeka yaşı hakkında bazı bilgiler veren “Binet Ölçekleri”nde en önemli sorun, zeka yaşının gerçekte durağan olmayışıdır. Zeka yaşı, yeni öğrenmelerle yavaş yavaş yükselebilmektedir. Bu nedenle, değişik kronolojik yaşlardaki çocukların, göreli zekalarını karşılaştırmak oldukça zordur. Bu durumdan bir çıkış yolu, Alman psikoloğu, William Stern tarafından ortaya atılmıştır. Onun önerisine göre, zeka yaşı ile kronolojik yaş, birbirine bölününce, “zeka katsayısı”nı verecektir. Bu katsayı, göreli olarak daha durağandır. Zeka yaşı yükseldikçe, kronolojik yaş da yükselmektedir. Bunların oranları bir sabit sayıdır. Ortalama zeka bölümünü (IQ=Intelligence Quotient) veren formül şu şekildedir (Bruno, 1982:67-68)

Binet ölçeğinin diğer bir sorunu da, testlerin çoğu bölümlerinin dile dayanmasıdır. Bu yüzden, testlerin dile daha az dayanan paralel serilerinin yapımına girişilmiştir. Bu gibi testler daha çok performans testleri olarak bilinir. Performans testlerinden elde edilen sonuçları, zeka konusunda kendi başlarına yeterli bir ölçü olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu testlerden elde edilen sonuçlar, belirgin bir şekilde eğitimden etkilenmiştir ve en azından bir dereceye kadar özel kabiliyetlere bağlı olabilirler (Zangwill, 1990:107).

Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği (Wechsler Intelligent Scale for Children: WISC)

Wechsler zeka ölçeklerini ikincisi olarak (ilki yetişkinler için, Wechsler Yetişkinler için Zeka Ölçeği; Wechsler adult intelligence scale:WAIS) 1949 yılında David Wechsler tarafından geliştirilmiştir. Wechsler, bireyin, bir amaca uygun olarak hareket edebilme, rasyonel düşünme ve çevresiyle etkili bir şekilde başa çıkabilmedeki toplam kapasitesi olarak zekayı tanımlar. 6- 16 yıl 11 aylık çocukların zihinsel düzeylerini ölçmek için kullanılan WISC’ in 1974 yılında yeniden düzenlenmesi ile WISC-R elde edilmiştir.

WISC-R, alt test maddeleri, uygulama kuralları ve puan verme ilkelerinde değişiklikler yapılarak 6,5 ile 16,5 yaşları arasında 2200 kişilik bir örneklem  üzerinde standardizasyonu yapılmıştır (Savaşır, Şahin, 1988:3).

WISC-R’ ın Türkçeye standardizasyonu, Işık Savaşır ve Nail Şahin tarafından birbirini izleyen bir dizi araştırma sonunda gerçekleşmiştir. Çalışmalara 1978 yılında başlanmış ve yaklaşık dört yıl sürmüştür. Soruların güçlük derecelerinin saptanması ve uygun olmayan soruların yerine yenilerinin geliştirilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Test, Türkiye’ nin 11 ayrı kentinde yaşayan 6- 16 yaşları arasında 1639 denek kullanılılarak standardize edilmiştir (Savaşır, Şahin, 1988:5).

WISC-R Zeka Teti sözel ve performans olmak üzere iki bölümden oluşur.  Her iki bölümde de beş alt test ve birer yedek test bulunmaktadır. Yedek testler beş asıl testten birisinin kullanılmasını mümkün olmadığı durumlarda kullanılır. WISC- R’ ın alt testlerinin özel yeteneklere göre düzenlenmiş olması testi uygulayanın farklı yetenekler için ayrı puanlar elde etmesine, gelişmiş ve gelişmemiş yetenekleri ayrıntılı olarak görmesine olanak verir. WISC- R Sözel IQ, Performans IQ ve Total IQ olmak üzere üç farklı alanda puan verir.

Woodcock-Johnson Zihinsel Yetenek Testleri (Woodcock- Johnson Cognitive Ability Tests: WJ-cog)

İlk olarak 1977’de ABD'de Kevin S. McGrew, Judy K. Werder ve Richard Woodcock tarafından WJ (Woodcock-Johnson Psiko-Eğitimsel Batarya) adıyla geliştirilen WJ-R; 1989 yılında revizyona uğramış ve WJ-R (Woodcock-Johnson Psiko-Eğitimsel Batarya-Revizyon) adını almıştır. WJ-R, zihinsel yetenekleri, öğrenme yeteneğini ve başarıyı ölçmek için ayrı ayrı uygulanan alt testlerden oluşan geniş kapsamlı bir test grubudur. Her biri farklı bir boyutu ölçen alt testlerden oluşan WJ-R, 24 aydan 95 yaşa kadar ABD'de her kesimi temsil eden 6359 deneğe göre standartlaştırılmıştır. Böylece, geniş yaş yelpazesi ve kapsamlı içeriği; bu test grubunun okul öncesinden yaşlılığa kadar çeşitli amaçlarla kullanımına imkan tanır. (Aydın, 1999:93)

Woodcock-Johnson Psiko-Eğitimsel Batarya’ nın içinden henüz sadece 7 alt test standardize edilmiştir. Test 3: Görsel Eşleştirme (Visual Matching), Test 5: Görsel Tamamlama (Visual Closure) Test 10: Çizip Çıkarma (Cross Out), Test 12: Resim Tanıma (Picture Recognition) Oya Ramazan tarafından 1997 yılında standardize edilmiştir. Test 6: Resim Lügatçesi (Picture Vocabulary) Şafak Toraman tarafından 1997 yılındadır. Test 7: Analiz-Sentez (Analysis-Synthesis), Test 14: Kavram Oluşturma (Concept Formation) Oktay Aydın tarafından 1999 yılında standardize edilmiştir.

WJ-Rcog’un özü 14 bilişsel yetenek testini içerir. Bunlardan her ikisi 7 temel zihinsel yetenekten birine aittir. Bu temel 14 test, istenilen psikometrik özelliklere sahip oldukları için ve özellikle faktör analizi çalışmalarında elde edilen bulgular nedeniyle toplam 21 test içinden seçilmiştir. Bir deneğin bilişsel yeterlilik ve yetersizlikleri en kapsamlı şekilde belirlenmek istendiğinde bu 14 teste ilave olarak 7 ek tamamlayıcı bilişsel test kullanılabilir. WJ-Rcog testlerinin her biri tanımladığı temel yeteneklerin daraltılmış bir ölçümünü içerir (Aydın, 1999:71-74).

Bilişsel Değerlendirme Sistemi (Cognitive Assesment System: CAS)

Bilişsel Değerlendirme Sitemi (CAS) 5- 17 yaşları arasındaki çocukların bilişsel işlemlerini değerlendirmek için planlanmış bir bataryadır. CAS, PASS  Teorisi (Planlama, Dikkat, Eş zamanlı ve Ardıl Bilişsel işlemler)’ nden türetilmiştir. CAS’ i oluşturan dört ölçek, bu işlem alanlarıyla ilgilidir. CAS’ in standart ve temel batarya olmak üzere iki formu vardır. Bu iki formun her biri dört PASS (Planlama, Dikkat, Eş zamanlı ve Ardıl Bilişsel işlemler) ölçeğinden oluşur. Temel bataryada ise bu dört ölçeğin her biri ikişer alt testten oluşur. Her bir alt test ölçek puanının ortalaması 100 olan standart puanı ve ortalaması 15 olan standart sapmayı verir. ‘Standart Batarya’ 12 alt testten ‘Temel Batarya’ ise 8 alt testten oluşur. Her iki bataryanında alt test ölçek puanlarının toplamlından ‘Tam Ölçek Standart Puanı’ elde edilir (Ergin, 2003:78- 82).

Grup Olarak Uygulanan Zeka Testleri

Grup olarak uygulanan zeka testleri bireysel uygulananlara kıyasla daha az bilgi verir. Diğer taraftan, çok sayıda kişiye uygulama yapılması gerektiğinde bireysel testi uygulayacak yeterli uzman olmaması, zamanın kısıtlı olması veya ayrıntılı bir taramaya gerek duyulmaması durumlarında kullanım kolaylıkları nedeniyle tercih edilebilir. Grup zeka testleri tarama amacıyla kullanıldığında, daha ayrıntılı değerlendirme gerektiren kişilerin saptanmasında faydalıdır. Bu sayede, bireysel testler sadece gereken kişilere uygulanmış olur.

Genellikle grup testlerinin başında, testin nasıl yanıtlanacağıyla ilgili bir yönerge olur. Testi uygulayan kişi bu yönergeyi yüksek sesle okuyabileceği gibi deneklerin kendilerinin de okumasını isteyebilir. Testlerin olumsuz yönlerinden biri, deneklerden tek tek geri bildirim alınmadığı için deneklerin testi anlamadıkları veya yanlış anladıkları durumlarda düzeltileme yapılamamasıdır. Bireysel testlerde denek anlamadığı noktaları uygulayıcıya sorabilirken grup testlerinde bu her zaman mümkün olmayabilir. Gruptaki tüm denekler teste aynı zamanda başlar ve sabit bir süre içinde yanıtlarını verir.  Bu testleri uygulamak için genellikle özel bir eğitim gerek yoktur. Grup zeka testlerinde, testin uygulanacağı kişi sayısının 20’ yi geçmemesi tavsiye edilir. Gruptaki bireylerin yaşları küçüldükçe, bu sayının daha da azalması gerekir. Çünkü, küçük yaştaki denekler daha çok yardıma ve açıklamaya ihtiyaç duyarlar. Literatürde yer alan, birçok standardize edilmiş grup zeka testi olmasına karşın Ülkemizde bunların çok azı kullanılmaktadır. Bu tezin kapsamına da en yaygın olarak kullanılanlar alınmıştır.

Cattell Zeka Testi

James McKeen Cattell ‘zeka testi’ terimini ilk ortaya atan kişidir (Özgüven, 1994).  Cattell zeka testi kültürden bağımsız, uluslararası düzeyde kullanılabilecek  bir zeka testidir ve üç ölçek olarak hazırlanmıştır. Birinci ölçek, 4- 8 yaş çocuklarına ve zihinsel olarak geri olan yetişkinlere; ikinci ölçek 8-13 yaş çocuklarına ve zihin seviyesi orta olan yetişkinlere; üçüncü ölçek ise, onuncu veya daha yukarı sınıfta okuyan çocuklarla zeka seviyesi yüksek olan yetişkinlere uygulanmak üzere düzenlenmiştir. Her bir ölçeğin A ve B olmak üzere iki ayrı formu vardır. İkinci ve üçüncü ölçekteki sorular nitelik bakımından birbirinin aynıdır. Uygulama süresi 25 dakikadır. Her alt testin süresi ve yönergesi farklıdır. Açıklamalar sözlü olarak verilir (Ağrasoy, 2003:29).

Cattell Zeka Testi, bir kağıt kalem testidir ve gruplara uygulanabilir. Bireyin kendi kendine yanıtlayacağı, uygulaması kolay bir testtir. Testin puanlaması yanıt anahtarına göre yapılır ve her doğru yanıt bir puandır. Testten elde edilen toplam puan bireyin zeka yaşını gösterir. Bu testi uygulayacak olan kişinin, testin kullanımı için özel bir eğitim alması gerekmemektedir (Özgüven, 1994:142). Cattell Zeka Testlerinden ikincisi, Beğlan Toğrol tarafından, 1974 yılında ülkemize adapte edilmişitir (Öner, 1997:230).

Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (Raven Standart Progressive Matrices- Plus Version)

John Carlyle Raven tarafından, 1936 yılında İngiltere’de geliştirilen “The Progressive Matrices”; farklı dil ve kültür seviyelerinde yaşayan insanların zekalarını ölçmek için hazırlanmış bir testtir. Bu test, aynı zamanda Spearman ‘g’ faktörünü temel alan bir ölçme aracıdır. Temel olarak soyut maddeler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmasını isteyen bu test, İngiliz psikologlar tarafından Spearman g’yi ölçen testlerin en iyisi olarak öngörülür. Spearman, muhakeme ve yaratıcı düşünceyi incelemek ve ‘g’ faktörünü deneysel yönden ispatlamak amacıyla, deneklere yan yana dizilmiş geometrik şekilleri göstererek, onlardan bunların düzeltilmesini  belirten kuralları bulmalarını istemişti. Spearman ile birlikte çalışan Raven bunun daha kolay bir yolunu bulmuş, belirli kurallara göre sıralanmış olan geometrik şekillerden bir tanesini ortadan kaldırıp deneklerden onu bulup yerine koymalarını istemiştir. Böylece, ‘Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi’ meydana gelmiştir. Raven, Spearmandan etkilendiği halde testin bütün şekilleri kendisine aittir (Erkman, 1974:145; Goraşi, 1973:90).

Testin, çocuk normlarını verdiği ilk baskısı 1938’de; yetişkin normlarını verdiği ikinci baskısı da 1940’da yapılmıştır. 1940- 1960 yılları arasında testin kullanımı oldukça yaygınlaşmış ve farklı yaş gruplarından çeşitli denek grupları üzerinde denenmiştir. 1972 yılında okula giden, 6-12 yaş arasındaki 3700 çocuk teste tabi tutulmuştur. Daha sonrada 1979 yılında yine okula giden, 6- 16 yaş arası 3.500 çocuk üzerinde kullanılmıştır. 1984 -86 yılları arasında da Amerika Birleşik Devletlerinde bu test için, 22.000’ in üzerinde okul çağı çocuğu üzerinde standardizasyon çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra da, 1993 ve 98 yıllarında geniş çalışmalar yapılmıştır. İngiltere de 1979 yılında ilk standardizasyon yapılmıştır. 1992 yılında 25.000 kişilik çok geniş bir örneklem üzerinde çalışılmıştır. Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (SPM) diğer ülkelerde de geniş örneklemler üzerinde çalışılmıştır. Örneğin, Avusturya, Almanya, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya  ve İsviçre gibi daha bir çok ülkede bu test kullanılmıştır. Bu araştırmanın konusunu oluşturan   Raven   Standart   İlerleyen   Matrisler   Testi   (SPM)   Plus versiyonunun Almanya (n=1796), Amerika Birleşik Devletleri (n=53000) , Romanya (n=2801) ve Polonya (n=1443) da standardizasyon çalışmaları yapılmıştır. Raven Testinin tüm ülkelerde yapılan araştırmalar bir birleriyle kıyaslandığında genellikle benzer sonuçlara ulaşıldığı görülmüştür. Bununda, en önemli sonucu kültürler arası araştırmalarda güvenli bir şekilde kullanılabileceğinin ortaya çıkmasıdır (Raven, Raven ve Court, 2004:60- 80).

Test, Türkiye de ilk olarak; Ferhad Goraşi tarafından 1973 yılında “İstanbul ve Tahran Üniversitelerinde Okuyan Öğrencilerin Raven Progressive Matrices Testi ile Mukayesesi” adlı doktora tez çalışmasında kullanılmıştır. Raven Standart  İlerleyen Matrisler Testinin Türkiye standardizasyonunu, 6- 15 yaş aralığı 1994 yılında Şahin tarafından yapılmıştır. 1996 yılında da Karakaş, Eski ve Başar tarafından18- 22 yaş aralığının standardizasyonu tamamlanmıştır.

Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (SPM)’ nin en önemli özellikleri;  kısa olması, sözel olmaması, sosyo- ekonomik durumdan, duyu ve motor yeteneklerden diğer testlere göre daha az etkilenmesidir. Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (SPM) kültürel eğilimi en aza indirmektedir. Çeşitli dil ve kültür seviyelerinde yaşayan insanların zekalarını ölçebilen, kültürel faktörden arınmış bir test olması dolayısıyla değişik kültürel, sosyal ve antropolojik araştırmalarda kullanılabilmektedir. (Ağrasoy, 2003:31)

Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (SPM) nöropsikolojik değerlendirme amacıyla geliştirilmemiş olsa da, görsel- uzamsal işlevleri belirlemeye yönelik olarak sıkça kıllanılmaktadır. Çabuk uygulanabilir ve psikologlar tarafından kolaylıkla yorumlanabilmesi açısından, klinik değerlendirmelerde sıklıkla kullanılır. Diğer testlerle kıyaslandığında tercih edilmesinin nedeni; kültürler arası bağlamdaki geçerliliği ve davranışsal veya sözel tepkilerde bulunamayacak kişilerde kullanılabilmesidir. Örneğin, afazi olan hastalarda ve yatan hastalarda kısacası; ayrıntılı testleri uygulayamayacak fiziksel engeli bulunan kişilerde kullanılabilir. Nöropsikolojik değerlendirmede uzmanın dikkat etmesi gereken konu, testte sadece doğru   ve   yanlış   cevap   olması   yüzünden   özellikle   yanlışların   hangi sebepten yapıldığının iyi belirlenmesidir. Yanlış cevaplar akıl yürütmedeki mi, yoksa bilişsel süreçlerin herhangi birindeki bir aksaklık yüzenden mi verilmektedir.

Test; A, B, C, D ve E olarak isimlendirilmiş beş bölümden oluşmaktadır. Her bölümde toplam 60 desen veya tasarım vardır. Testin uygulandığı kişi, her desende eksik olarak verilen parçayı, 6 veya 8 alternatif arasından seçer. Problemlerin herbiri aynı ilkeye; ancak, artan, bir zorluğa sahip 12 deseni içerir. Testte, her bölümün içerdiği desenler kendi arasında aynı ancak bölümler arasında farklı ilkelere dayanarak düzenlenmiştir ve kademeli olarak güçleşmektedir. İlk serilerden sonra gelen daha zor seriler; anolojileri, desenlerin sıra değişikliklerini, birbirlerini takip etmelerini ve diğer mantıksal ilişkileri içine alır. Testten elde edilen başarı puanı, testin uygulandığı kişinin tanımak, ayırdetmek ve benzetmek gibi zihinsel yeteneklerinin o andaki göstergesidir (Raven, Raven ve Court, 2004). Test, herhangi bir zaman sınırı konulmadan bireysel veya grupça uygulanabilir. Bireysel ve grup uygulamaları arasındaki fark özelikle küçük yaştaki çocukları etkilemektedir. Testin altı yaş ve altındaki çocuklara grup olarak uygulanması tavsiye edilmez. Yedi yaşından sonra okuma ve yazma konusunda sorun yaşamayan çocuklarda grup olarak uygulanması daha uygundur. Yinede uygulamalar yapılırken, testi uygulayan kişinin bir taraftan çocukların cevap kağıtlarına doğru bir şekilde işaretleme yapıp yapmadıklarını kontrol etmeleri gerekir. Çünkü, okuma yazma bilseler de işaretleme yönergelerini doğru anlamaya bilirler. Son derece basit, sözel yönergeler gereklidir. Raven Standart İlerleyen Matrisler Testi (SPM) Plus versiyonu da aynı klasik SPM gibi 60 sorudan oluşmaktadır ve  alınabilecek en yüksek puan 60’ dır.

Yapılan revizyonların en yenisi olan bu versiyonda ki fark soruların hem daha küçük ve hem de daha büyük yaşlara uygun hale getirilmiş olmasıdır. Bu, testin C ve D formundaki bir çok orta seviyedeki sorunun ayrılması ile gerçekleştirilmiştir. Buradaki amaç bireyler arasında daha fazla farklılık sağlayabilmektir. Testin değerlendirilmesinde yapılan standardizasyon sonucu oluşturulan tablolardan faydalanılmaktadır. Deneğin kronolojik yaşının hesaplanması ile hazırlanan bu tablolarda elde edilen puanların denk düştüğü yüzdelik dilimde gösterilmektedir. Bu yüzdelik dilimler genel olarak 5 seviyede ele alınmaktadır (Raven, Raven ve Court, 2004). Bunlar, Seviye: (95. persantil) Aynı grupta yer aldığı kişilerin 95’ inin üzerindeyse; bir başka deyişle, %5’ lik üst dilimdeyse kişinin ‘üstün zekalı’ (intellectually superior) olduğu söylenebilir.

  1. Seviye: (75. ve 90. persantil) Aynı grupta yer aldığı kişilerin %75- 90 arasında ise, ‘ortalamanın üzerinde zihinsel kapasiye’ (definitely above the average in intellectual capacity) ye sahip olduğu söylenebilir.
  1. Seviye: (25., 50. ve 75. persantil) Aynı grupta yer aldığı kişilerin %25- 75’ inin arasında ise, ‘orta seviye zihinsel kapasite’ (intellectually average) ye sahip olduğu söylenebilir.
  1. Seviye: (25. ve 10. persantil) Aynı grupta yer aldığı kişilerin %25- 10’ un arasında ise, ‘ortalamanın altında zihinsel kapasite’ (definitely below average in intellectual capacity) ye sahip olduğu söylenebilir.
  1. Seviye: (5. persantil) Aynı grupta yer aldığı kişilerin %5’ in altında ise, ‘zihinsel engelli’ (intellectually impaired) olduğu söylenebilir.

Resim- 16: Raven SPM Testinin Yüzdelik Dilimlerin Yorumlanması İçin Kabul Edilen Sınır Değerler

 

DERECE

 

DÜZEY

YÜZDELİK DİLİM

 

(+) ve (-) sınırları

I II

Üstün Zihin Düzeyi

Ortalamanın Üstündeki Zihin Düzeyi

% 95 ve üstü

% 95 ve % 75 arası

 

% 90

III

Ortalama Zihin Düzeyi

% 75 ve % 25 arası

% 50

IV

Ortalamanın Altı Zihin Düzeyi

25 ve % 5 arası

% 10

V

Zihinsel Engelli Düzeyi

% 5 ve altı

 

Yazar Sevinç Tunalı

ZEKA TESTİ SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 



  FACEBOOK YORUMLARI


Iq Testleri Neyi Ölçer?

Iq Testleri Neyi Ölçer?

29 Temmuz 2017 - Pazar

Zeka, Çoklu Zeka, Zeka Kuramları Nelerdir?

Zeka, Çoklu Zeka, Zeka Kuramları Nelerdir?

16 Temmuz 2017 - Pazartesi

Üstün Zeka Nedir? Üstün Zekalı Kimdir?

Üstün Zeka Nedir? Üstün Zekalı Kimdir?

15 Temmuz 2017 - Pazar